Son saadet zinciri

Adnan Salih 05 Ocak 2015, 11:26

 
Hafta sonu burada detaylarını okuyabileceğiniz ilginç bir haber okuduk. Haberin girişi:

Titan organizatörleri azımsanmayacak sayıda kişiyi inandırmışlar:
“Aralarında TBMM, Anayasa Mahkemesi çalışanları ve köylülerin de bulunduğu 423 kişi yüzde 10 kâr payı alacakları ümidiyle ellerindeki yüzbinlerce TL’yi Faruk Y. ile İsmet G.’ye verdi. Tanıdık yeni bir tanıdığı getirince sisteme dâhil olanları sayısı arttıkça arttı.”
Taktikleri ilginç. Lüks cipin açamadığı kapı yok:
“Köylere lüks ciplerle gidilerek para içinde yüzüldüğü izlenimi verildi.”
Yazılarımızda yatırımcıların iş paralarına gelince ne kadar iyi niyetli bir şekilde belge alışverişi yapmadan haklarını bilmeden üçüncü şahıslara güvendiğini söylemiştik. En yeni en canlı örneği:
“Devrede tanıdık ve akrabalar olunca ne senet ne de para verdiklerine ilişkin tek bir sözleşme, belge dahi almadılar. İlk aylar beklenildiği gibi geçti. İsmet G. ve Faruk Y. topladıkları paraların yüzde 8 veya yüzde 10’u miktarındaki kâr payını ödediler. Ancak ilk 3 ay sonrasında kâr payı ödemeleri durdu.”
Titan organizatörleri bulunmuş fakat vaatlerine inanılmış, yine süre verilmiş:
“Bir dedektif gibi iz süren mağdurlar sonunda İsmet G. ile Faruk Y’ye ulaştılar. Yine, “Ocak 2014’te ödeyeceğiz” vaadiyle karşılaştılar. Arada akrabalar ve tanıdıklar olunca mağdurlar, “bekleyelim o zaman” diyerek evlerine döndüler. “
Yatırımcılar o kadar inanmışlar ki kredi kartlarından avans çekerek dolandırıcılara para kaptırmışlar:
“Mağdur Faruk Abi’nin 200 bin TL kaptırdığı bilgisinin yer aldığı listede, bazı vatandaşların da kredi kartından çektikleri paraları dolandırdıkları kayda geçti. Kredi kartından 58 bin 900 TL para çekildiği verisi de listede yer aldı.”
Yüksek kar payı ve 1-2 ay ödenmiş olması güvenmek için yeterli kriter:
“Milliyet’e konuşan Ceyhan Gündoğlu, “Bizden yüzde 8 kâr payı vereceğiz diye para topladılar. Biz Yaşar T.’ye güvendik. Bir-iki ay ödeme yaptılar. Güvendiğimiz için de hiçbir şey imzalamadık. Ne senet ne başka bir belge. Şimdi kendilerine ulaşamıyoruz bile. Aracılar vasıtasıyla ocakta öderiz dediler yine ortada bir şey yok. Şimdi mart diyorlar” ifadelerini kullandı.
Dolandırıcıların vaadine inanan Ali Özdemir ise, “Mart’ta öderiz dediler. Parayı ödediklerinde davayı geri alacağız. Mart’ta da ödemezlerse ortalığı ayağa kaldırırız” diye konuştu.”
Herkes birbirine aracı, yakınını hataya ortak etmek hatayı hafifletir mi? Kaptırılan paraları geri getirir mi?
““Aracı olan eniştem. Arabamı sattım, elimde hazır para vardı. 25 bin TL verdim. İlk birkaç ay kâr payı gelince arkadaşlardan borç topladım bir 25 bin TL daha verdim. Hep akraba tanıdık devrede. Hani denize taş atarsınız dalgalanır halka halka genişler ya, biz de birbirimize öyle güvendik. Kendi kız kardeşimin kocası eniştem de eşinin bileziklerini satıp verdi.”
Yukarıdaki satırlarda isimleri değiştirin, hisse senetlerini ilave edin, güzel bir borsa mağdurları hikâyesi olur. Yöntem değişmiyor, naif bir şekilde güven duygusu oluşturulması sonrası para kaybı.
Kolay kazanç yoktur, hiçbir zaman da olmayacak. Bir şey gerçek olamayacak kadar güzel görünüyorsa gerçek değildir.
Son saadet zinciri vakasında hiç kimse verilen %10 kar payının nasıl verileceğini hiç sormamış, bu kadar karlı bir yatırım aracının var olup olmadığını hiç aklına dahi getirmemiş. Geçmişte böyle organizasyonlar türemiş mi sonuçları ne olmuş kimse ilgilenmemiş. 1997 yılındaki benzer bir konunun detayını vikipedide okuyabilirsiniz. 
Bin bir zorlukla elde edilen birikimleri bu kadar kolay dolandırıcılara kaptırmamak ve yatırımlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Okuyup araştırıp kılı kırk yardıktan sonra karar vermeliyiz. Günümüzde her türlü bilgi Google arama motorundan elde edilebiliyor, basit bir arama size maliyet getirmez ama dert edinmenizi engelleyebilir.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Yorumlar

Diğer Yazıları