Moody’s de kandırdı sıradaki kim?

Adnan Salih 26 Eylül 2016, 11:18

 

Geçtiğimiz haftanın kapanışında gelen Moody’s not indirimi şüphesiz son ayların en önemli gelişmelerinden biri oldu. Moody’s geçtiğimiz hafta içerisinde  “Darbe girişimi sonrasında Türkiye ekonomisinin ivme kaybının hızla toparlandığı” yönünde bir açıklama yayınlamış olduğu için bu not indirimi beklenmiyordu. Moodys’in değerlendirmesi tamamlaması için daha süresi vardı, karar Ekim sonuna kadar bekleyebilirdi. Bilindiği üzere Moody’s darbe girişimi sonrası değerlendirmesini 90 gün içerisinde yapacağını açıklamıştı.

Moody’s kararını iki gerekçeye dayandırdı:

1. Ülkenin yüksek dış borç ihtiyacına bağlı olarak risk seviyesindeki artış.
2. Daha önceden borç yönetiminde kolaylık sağlayan temellerin bozulduğu özellikle büyüme ve kurumsal yapıda ortaya çıkan bozulma.

Moody’s kararından sonra hafta sonu tüm demeçler neredeyse kararın tamamen politik olduğu yönünde gerçekleşti.

Birileri Moody’s şirketine notun düşürülmesi talimatını vermişti. Peki bu birileri kim olabilir? Uzun zamandan bu yana üst akıl diye bir kavramdan bahsediliyor. Her halde herşeye karar veren üst akıl buna da karar vermiş ve ipimizi çekti mi diye düşünmemiz gerekiyor?

Üst aklın kim olduğu konusu muamma olabilir ve açıkça dile getirilmeyebilir, bir çeşit karanlık odadaki filin tanımlanması durumundayız.

Üst aklın kim olduğu konusunda spekülasyon yapacak olursak dünyanın en büyük şirketlerinin yönetim kurulu başkanları ve/veya CEO'ları diyebiliriz sanırım.

Sayın Can Ataklı bugünkü yazısında konuya değinmiş:

Sayın Cumhurbaşkanı üst akıl diye nitelenebilecek 21 Şirket CEO’su ile Moody’s kararı öncesi Amerika’da toplantı yaptı. Daha sonra daha dar bir katılımla içinde Rotschild ve Bloomberg’in de oldukları 9 CEO ile ayrı bir toplantı yaptı.

Sayın Cumhurbaşkanı tabiri yerindeyse üst akıl ile bir araya geldi ve üst akıl yerel basından haber aldığımız kadarıyla desteklerini sundu ve ayakta alkışladı. Kaynak: https://goo.gl/VQRDRD

Eğer durum böyleyse siparişi üst akıl vermiş olamaz değil mi? İki gün önce destek ilan edeceksin iki gün sonra da notu düşürün siparişi vereceksin. Bu durumda üst aklın da bir üst aklı mı var acaba?

Uzun zamandan bu yana gece çalışmadığı dersi için elektirikler kesildi, mum yoktu, hastalandım, kağıt bitti, kalem kırıldı vs bahaneler üreten ilkokul çocukları gibiyiz. Her zaman ve daima suçlayacak birileri var ve hiçbir şekilde aynaya bakma gereği bile hissetmiyoruz. Bir durup düşünelim bugünlere bizi üst akıl mı getirdi? Böyle bir tasarım vardı ve biz farkındaysak neden müsaade ettik/ediyoruz? Ekonomi politikamız nedir bilen var mı? Tüm bakanlar ezberlenmiş şekilde faiz düşsün harcamalar artsın ekonomi büyüsün derdinde. Kulanabileceğimiz tek reçete tüketimi bir şekilde artırmak olunca ortaya da garip sonuçlar çıkması normal.

Geçtiğimiz hafta ekonominin büyümediği ve giderek fakirleştiğimizi ele alan 3 yazı yazdım. Ekonomi zaten durağanlaşmış büyümüyor durumda. Hatta durgunluğun başlangıcını  2013 yılı Mayıs ayına koyabiliriz.

Hamaseti bir yana bırakıp Moody’s kararlarını bilimsel olarak masaya yatırıp irdelersek haklı olup olmadıklarını görebiliriz.

Gerekçe 1 : Dış finansman ihtiyacının yüksekliği risk taşıyor.

Durum: Önümüzdeki yıl 200milyar USD finansman ihtiyacımız var, 168milyar dış finansman + 32 milyar USD cari açık. https://goo.gl/AXjZOI

Sonuç: Moody’s finansman riskini öne sürdüğü için haklı görünüyor.

Gerekçe 2: Büyümenin zayıflaması.

Durum: 2010 yılından itibaren büyüme rakamları %9,2, %8,8, %2,1, %4,2, %3, %4 ,%3,9(altı ay) gerçekleşti

Sonuç: Geçen hafta yazılarında ele aldığımız konu, ekonomi istenen hızda büyümüyor. Moody’s yine haklı görünüyor. Hükümet bu konuda alınan tedbirlerin sonuçları beklenebilirdi söylemini kullanıyor. Madem tedbir alınmasını gerektiren bir durum vardı o zaman iş işten geçtikten sonra aceleyle karar almak ne kadar sağlıklı olabilir?

Gerekçe 3: Kurumsal yapıda ortaya çıkan zayıflamalar

Durum: Daha önce yazılarda ele aldığımız World Bank Worldwide Governnance Indicators ve WEF The Global Competitivness raporlarında önceki yıllara göre Türkiye geriledi

Sonuç: Moody’s yine haklı görünüyor.

Kaynak: https://goo.gl/R4rU3a

Bugün açılışta XU100 3500 puan gerileyerek başladı, TL’de dolara karşı 2,9990’a kadar geriledi. Piyasa çerçevesinde beklenen rakamlar. TL’nin 3,00 üzerine çıkmamış olması olumlu ve önemli. Bu bize açılan kredinin hala daha geri çekilmemiş olduğunu gösteriyor.

Tahvil piyasası oldukça kırılgan, uzun tahviller 46 baz puan yükseldi, faiz %10 bileşik seviyesine geldi:

Sırada FITCH var. Önümüzdeki dönemde kararlarını açıklayacaklar. Negatif izlemede olduklarını biliyoruz. Eğer FITCH not indirimine gitmez ise o zaman Moody’s’in politik bir karar aldığı söylemleri pekişir ve piyasalar da gelişmelere göre yön tayini yaparlar.

Bununla birlikte FITCH de notumuzu indirirse o zaman pek tutunacak dal kalmaz, Moody’s de haklı duruma geçer.

Bize benzer şekilde Moody’s Rusya’nın notunu 2015 Şubat ayında düşürmüştü, sonrasında RTSI 3 ay yükseldi, yükseliş sonrasında tekrar aynı düzeye indi, 2016 yılında ise 2015 Şubat ayının da üzerine çıktı:

Rusya notu indirilmiş olmaına rağmen 2009 yılındaki dipten daha yukarıda kaldı:

Benzer hareketler Brezilya’da da yaşandı.

Derecelendirme kuruluşlarına olan saygı ve güven aşırı ölçüde erozyona uğramış durumda, bu şirketlerin hatalı değerlendirmeleri ve yol açtıkları hasarlar belleklerde yerini koruyor. Bu bakımdan kararların politik olduğunu düşünmek çok da anormal değil. Bununla birlikte tüm suçu derecelendirme şirketlerine yüklemek mantıksız. Notumuz yükselirken hakettik, düşürülünce politik dememiz biraz duruma göre konuşmak oluyor. İsmet İnönü’nün meşhur bir deyişi vardır: “Ayıyla yatağa giren hırpalanmayı göze alır”. Biz derecelendirme şirketlerine buyur gel dersek onlar da bir süre sonra kendi ajandalarını bize dayatırlar.

Ne yapmalıyız? Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Şimşek açıkladı: Yapısal reformlar, bütçe disiplini. Yapısal reformların ne olduğu konusunda da uzlaşabilirsek bu durumu lehimize çevirip fırsata dönüştürebiliriz.

 Sonuçta Moody’s not indirdi diye karalar bağlayacak değiliz, dünyanın sonu da değil. Finansmanı da bitirmez. Bununla birlikte ciddi bir uyarıdır, dikkate alınması gerekir. Bizi eleştirenleri sürekli dışlarsak, yok sayarsak ve uyarılara kulaklarımızı tıkayıp gözlerimizi kaparsak ilerleyen dönemlerde bugünlerimizi ararız.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Yorumlar

  • YENİÇERİ26 Eylül 2016 15:53güzel yazı emeğinize sağlık. hükümetin yatırımcılar için herşeyi yaptığını ve yapmaya devam ettiğini düşünüyorum. yastık altı paraların gün yüzüne çıkması lazım

    (%42,86) (%57,14)
  • ylmz26 Eylül 2016 15:33Moody's,Fıtch ve S&P ABD nin ekonomik tetikçisidir.Kesinlikle objektif olamazlar...ABD NİN ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA KARAR ALIRLAR...

    (%45,45) (%54,55)
  • emekci26 Eylül 2016 12:16adam haklı beyler

    (%11,11) (%88,89)

Diğer Yazıları