Bir bakışta Türk gençliği

Adnan Salih 07 Ekim 2016, 11:53

 

Türkiye ekonomisi iyiye gitmiyor, büyüme durdu kalkınmadan ise hiç bahseden yok konularını geçtiğimiz hafta çeşitli yazılarda konu etmiştim. 5 Ekim’de OECD tarafından yayınlanan raporla bugün devam edelim.

Atatürk Gençliğe Hitabesi’nde memleketi gençlere emanet etmişti, OECD raporunda gençlik ne durumda pek de hoşumuza gitmeyecek bir resim ortaya koymuş

OECD NEET diye bir kısaltma kullanılıyor: Not in Employment, Education or Training tercümesi: İşsiz, okula devam etmeyen ya da eğitimde olmayan.

15-29 yaş arasındaki gençlerin 2005-15 yılları arasındaki NEET paylarına bakalım:

Türkiye %30 oranı ile bu kategoride OECD ülkelerinde en yükseklerden biri. Olayın iyi tarafından bakarsak 2007-15 arasında bu oran %13 civarında gerilemiş ve bu açıdan OECD içerisinde en hızlı iyileşmeye sahip ülkeyiz. Yunanistan, AB OECD ile karşılaştırmalı verileriyukarıda soldaki grafikte inceleyebilirsiniz. Sağ taraftaki grafikte ise NEET kendi içinde işssiz ve pasif olarak ayrıştırılmış. Rakamlardaki iyileşmenin sağdaki grafikte gösterildiği gibi çalışmayıp eğitimine devam edenlerdeki artış sayesinde olduğunu görüyoruz. Gençler eğitimlerine daha uzun süre devam etmeye başlamışlar.

Türkiye’de NEET oranı kadınlarda erkeklere nazaran çok daha yüksek: %46. Bu oran OECD için %18. Türkiye’de kadınların NEET olması olasılığı erkeklere göre 3 kat daha fazla: (%46 vs %17). Bu durum da kadınların iş gücüne katılmaktan ziyade ücretsiz işler olarak nitelenebilecek evle ve çocuklar ve yaşlılarla ilgilenme ile aktif olduklarını gösteriyor.

Çocuklu genç kadınların %42’si ev hanımı anne konumunda. Buna benzer bir yapı Estonya ve Meksika’da da var. Diğer ülkelerde ise bu oran %26 civarında.

Türkiye’de kadınlar okulu erken bırakıyorlar. 2014 yılında öğrencilerin yarıdan fazlası ilkokuldan sonra eğitimine devam etmedi. Bu olgu özellikle kadınlarda daha da fazla: %60, OECD ülkeleri arasında en yüksek. OECD ülkelerinde ortalama olarak 25-34 yaş arasında orta öğretimini devam ettirmemiş olanların oranı 1/6 düzeyinde.

Genç kadınların çalışmalarına devam etmelerinin sağlanması ekonomi için de çok önemli. Genç erkek ve kadınlar arasındaki pasiflik , inaktivite aynı zamanda vazgeçilmiş gelir olarak da nitelenebilir. Türkiye için bu maliyet GSYH’nin %3,4’ü mertebesindedir. GSYH 750milyar USD olduğuna göre kazanabilecekken kazanmaya teşebbüs dahi etmediğimiz gelir yaklaşık 25milyar $ tutarındadır.

Türkiye OECD ülkeleri içerisinde kadın başına 2,17 çocuk ile 3ncü en yüksek doğurganlık hızına sahip. Türkiye’den daha yüksek Meksika (2,2) ve İsrail 3,1) var .

Türkiye’de erken evlilik eğilimi yaygın. Kadınlar ilk evliliklerini 25 yaş, erkeler ise 28 yaş altında gerçekleştiriyor.

Türkiye genç bir ülke. Yaşlı bağımlılık düzeyi Meksika’nın ardından en düşük ikinci ülke. 65 ve üstü emekli nüfusun 20-64 yaş arası çalışan nüfusa oranı %13, bu oran OECD genelinde %28. Aynı zamanda yaşam süresi beklentisi en fazla artan ülke Türkiye: 1970-2014 arası ortalama yaşam süresi 24 yıl arttı.

Türkiye alkol tüketimi en az olan ülke, kişi başı ortalama tüketim 2 litre. OECD ülkelerinde ise 9 litre.

Türkiye çalışılabilir işler artışında %28 ile OECD ülkeleri ortalaması olan %3’ün bir hayli üzerinde. Bu artıştan gençler %11 oranında faydalanabiliyor. OECD gençlerinde ise %8 ortalama düşüş var.

Türkiye yüksek göçten en fazla etkilenen ülkelerden biri. Ülkedeki Suriyeli sayısı 2015 yılında 2,5milyona ulaştı. Suriyelilerin ana hedefi Almanya, İsveç ve Avusturya’ya ulaşmak.

Sosyal harcamalar %13 ortalama ile %22 olan OECD ortalamasının bir hayli gerisinde. Türkiye’nin sosyal harcamalarının önemli bölümü sağlıkla ilgili, çalışma yaşındakilere destek çok düşük.

Sosyal bağlılık Türkiye’de OECD ülkelerinin en düşük düzeyinde. Özellikle yaşlılarda güvenebilecekleri akrabaları yakınları veya arkadaşları olduğunu raporlayanların oranı %68, OECD ortalaması %87.

Eğitime yatırım yapmıyoruz. Geçmiş yıllarda artmış olmasına rağmen Türkiye’de öğrenci başına yapılan eğitim harcaması OECD ülkeleri arasında ikinci en düşük seviyede. Türkiye OECD ortalaması olan 10000 USD/öğrenci tutarının 1/3 kadarını harcıyor: 3500$/öğrenci

Harcanabilir hanehalkı geliri geçtiğimiz yıllarda artmış olmasına rağmen OECD ülkelerinin %42’si düzeyinde. Türkiye gelir eşitsizliğinde 4ncü ve OECD ülkelerine göre fakirlik olarak 3ncü sırada. (Gelir eşitsizliği ve fakirlik had safhada diyebiliriz).

Türkiye’de her 6 kişiden 1’i fakir, bu oran OECD ülkelerinde 1/10. Çocuklar yaşlılara göre fakirlik riskine daha çok maruz kalıyorlar. Turkiye İtalya ve Yunanistan gibi garanti minimum geçim yardımı programı uygulamıyor.

Türkiye’de vatandaşlar birbirine güvenmiyor. Birbirine güvendiğini söylene insanların oranı %12, OECD ülkelerinin üçte biri. Gençlerde güven %15 oranı ile biraz daha fazla.

Rakamlara bakınca insanın içi kararıyor. İyi yanlar düzelmeler yok mu kesinlikle var ama Dünya’da ileri gidiyor biz maalesef “büyüme” konusuna endeksli düşündüğümüz için kaliteli kalkınmayı hep göz ardı ediyoruz. Varsa yoksa nicelik, nitelik hiç önemli değil.

Eğitime insan yetiştirmeye önem vermek geleceğe ümitle bakmak için gerekli diyoruz sonra da tüm okulları imam-hatip yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Yetmiyor ülkenin en iyi liselerini proje okulu adı altında doğruyoruz. Üniversitelerimiz tel tel dökülüyor.

Önümüze bakıp nasıl daha iyi olabiliriz düşünmenin zamanı gelmedi mi? Rakamları ve grafikleri bu bağlantıdaki Excel dosyasını indirip inceleyebilirsiniz.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Yorumlar

Diğer Yazıları