Yine Yeni Yeniden: BES mimarisi yeniden tasarlanmalı!

Doç. Dr. Serra Eren Sarıoğlu 26 Kasım 2018, 10:29

 

Sevgili Okuyucularımız,

Geçtiğimiz Eylül ayında Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB), internet sitesinde “Sermaye Piyasasının Geliştirilmesine Yönelik Öneriler ve Eylemler” isimli bir rapor yayınladı. Raporda, ülkemizin fon aktarım mimarisinin mevduat-kredi modeli üzerine yoğunlaştığı, ancak ekonomik ve finansal risklerin daha sağlıklı yönetilebilmesi için söz konusu yoğunlaşmanın giderilmesi ve finansal hizmetler sektöründeki diğer kurum ve araçlara da yer verilmesi, özellikle de sermaye piyasasının geliştirilmesi öneri olarak getirilmektedir.

Raporda öncelikle Türkiye’nin makroekonomik görünümü ele alınmış, ardından mevcut finansal mimarisi tespitlerle gözler önüne serilmiştir. Daha sonra sermaye piyasasının mevcut durumuna ilişkin tespitler sıralanmıştır. TSPB’nin sermaye piyasalarımızın mevcut durumuyla ilgili 6 tespiti:

1. Yurtiçi tasarruflar yatırımların finansmanında yetersizdir.

2. Yurtiçi tasarrufların sermaye piyasasına akışı yetersizdir.

3. Yurtiçi bireysel yatırımcı tabanı yetersizdir.

4. Yurtiçi kurumsal yatırımcı tabanı yetersizdir.

5. Reel sektör sermaye piyasasından yeterince yararlanmamaktadır.

6. Sermaye piyasası kültürü oluşmamıştır ve güven sorunu vardır. 

Birlik, diğer ülke örnekleriyle karşılaştırma yaparak, bu ülkelerde kalkınmada sermaye piyasasının ağırlıklı bir rol oynadığını ve bu amaçla sermaye piyasasının desteklenmesi için hükümet politikası, teşvik uygulamaları, bilinçlendirme çalışmaları yapma, bireysel tasarruf ve yatırımları özendirme gibi etkinlikler gerçekleştirdiklerini dile getirmektedir.

Raporda, sermaye piyasalarının gelişimi için yapılan 5 temel öneriden özellikle:

“Yurt içi tasarrufların artırılması ve sermaye piyasası yoluyla yatırıma yönlendirilmesi desteklenmelidir” bu yazının içeriğini oluşturdu. Keza, TSPB bu önerinin gerçekleşebilmesi için uygulanması gereken eylem planlarından birini de BES üzerine kurgulamıştır:

“Eylem Planı 14: Bireysel Emeklilik Sistemi Mimarisi Yeniden Tanımlanmalıdır.”

Son iki yazımızda altını devamlı çizdiğimiz BES’in mimarisindeki sorunu, Birlik bu eylem planında dile getirmekte: “Mevcut durumda plan katılımcıları, sadece emeklilik planlarının olduğu kurucuların fonlarını portföylerine (kendi kararlarıyla) alabilmektedir. Bu seçimi yaparken karşılarına tekil fonlar çıkmaktadır. Katılımcıların söz konusu tekil fonların özelliklerini, fonların birbirleriyle korelasyonunu uzun vadeli getirilerini bilmesi ve buna göre kendi kararlarını vermesi beklenmektedir. Bu modelin iki temel sorunu bulunmaktadır: Birincisi katılımcının rasyonel kararı verebilecek finansal okuryazarlığı bulunmamaktadır. İkincisi katılımcı sadece planının bulunduğu kurucunun kendisine sunmuş olduğu emeklilik yatırım fonları arasından seçim yapmak durumunda olduğu için, optimal olmayan seçimler (çünkü, daha iyi performans gösterebilecek piyasadaki diğer seçimlere ulaşamamaktadır) yapmak durumunda kalmaktadır.”

Yazılarımızda sürekli vurguladığımız gibi, pek çok ülkede, emeklilik yatırımları “fon seçimi ve yönetimi” modeliyle değil “plan yönetimi/varlık dağılımı” modeliyle yönetilmektedir. Bu nedenle, katılımcılara sunulması gereken, katılımcıların yaşı/risk algısı/vade tercihi/nakit ihtiyacı/vergi gibi kısıtları dikkate alınarak hedefledikleri getiriye ulaşmalarını sağlayacak “varlık dağılım seçenekleri” olmalıdır. İşin hakkaniyetle yapılabilmesi için de, varlık dağılımını oluşturacak birimin tarafsız, emeklilik şirketinden bağımsız bir yapıda olması gereklidir.

Öneriye getirilen bir başka eylem planı “yatırım danışmanlığı” başlığı altında verilmekte:

“Eylem Planı 3: Finansal Danışmanlık Sistemi Kurulmalıdır.”

Raporda, finansal tüketicilerin finansal okuryazarlık düzeylerinin düşük olduğundan, yeni kurum ve araçları takip edebilecek yetkinlikleri ve kaynakları bulunmadığından söz edilmektedir. Ayrıca, finansal kurumlar sadece, serveti belirli bir büyüklüğün üzerindeki yatırımcılara danışmanlık hizmeti vermektedir. Finansal kurumlar ile yatırımcılar arasında ortak dil sorunu olması nedeniyle, finansal tüketicilerin ihtiyaçlarını anlayabilecek, doğru tespit edebilecek, finansal kurumlar karşısında haklarını koruyabilecek ve her iki taraf arasında aracılık edebilecek bir bağımsız danışmana ihtiyaç bulunmaktadır. Böylece, yatırımcılar risk/getiri, kısıt ve tercihlerine göre doğru kurum ve araçlara yönlendirilebilecektir.

Ekim ayında TSPB’nin önerilerinin paydaşlarla tartışılacağı bir toplantı yapıldı. Bir sonraki yazımızda bu toplantıda çıkan fikirlerden ve toplantıya dair gözlem ve değerlendirmelerimizden bahsedeceğiz.

Kalın sağlıcakla...

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Yorumlar

  • Gerçek 26 Kasım 2018 14:10Açığa satış İmtiyazlı hisse İkisinde borsa şirketlerinde. Kaldırılmalı Patronların Hep kötü niyetli kullanım söz konusu

    (%0,00) (%100,00)
  • şirket patronları..26 Kasım 2018 14:02SPK mevzuatı hep şirket patronlarını koruyor. yüzlerce yatırımcı mağduriyeti var. halka açık hissedarın hiçbir denetim gücü yok. Bu şekilde devam ederse, ne SPK kalır ne de Sermaye Piyasaları.. Bu düzen böyle devam edemez. Patronları zenginleştiren, halkı fakirleştiren bir sermaye piyasası adaleti olamaz. Bakın DOHOL e o kadar varlık sattı önemli nitelikte ayrılma hakkı fiyatı 0,77 TL. Halka arz etseydi kaç paradan ederdi?. Bunu sorgulayıp adaleti kurmadıkça, bu düzende yatırımcı hızla biter. Uzaklaşır

    (%42,86) (%57,14)

Diğer Yazıları