Seçim ajandası

Belgin Maviş 01 Aralık 2016, 10:09

 

-İTALYA

İtalya, 4 Aralık 2016’da iki meclisli siyasi sistemin değişmesi için bir anayasa referandumuna gidecek. Bu sistemde, yeni çıkacak olan yasa veya reformun Senato ve Temsilciler Meclisi’nden geçmesi gerekiyor. Başbakan Renzi, bu durumu ekonomik olarak yapılabilecek reformlar önündeki engellerden biri olarak gördüğünü ifade ediyor.

Referandum, Senato’nun etkisini azaltacak ve Senato’daki isimlerin bir bölümünün görevi son bulacak. Senatodaki koltuk sayısının 315’ten 100’e düşürülmesi ve halk tarafından seçilen üyelere maaş verilmemesi tasarının içinde. Renzi’nin propaganda sürecinde vurgu yaptığı durum, çift ayaklı sistemde iki meclisin de yasaları onaylamasının hükümet kararlarının çıkmasını zorlaştırması. Senatonun her yasayı onaylamasının bu referandum sonrasında gerekli olmayacağı büyük tartışma konusu.

İtalyan siyaset uzmanı Nicola Chelotti, bu konuda yaptığı açıklamada, 1950’lerden beri İtalya’da Fransa ve Almanya’dan daha fazla kanun çıktığını söyledi. Bu anlamda, İtalya’da iki meclisli sistemde kararların hayata geçirilmesinin zor olduğu konusunda halk da tam anlamıyla ikna olmamış olacak ki, ‘hayır’ diyenlerin oranının ‘evet’ diyenlere oranla anketlerde %42’ye %37 önde olduğunu gösteriyor. Burada %21’lik çekimser oy oranının referandumda belirleyici olacağını söyleyelim.

Başbakan Renzi referandumdan kendilerinin istediği sonuç çıkmaması halinde istifa edeceğini söylediyse de daha sonra geri adım attı. 1945’ten bu yana 64 hükümetin görev yaptığı İtalya’da istikrar sağlanması en büyük hedef konumunda. Renzi’nin istifası durumunda bir erken seçim söz konusu olabilir ve başta İtalya olmak üzere Avrupa ekonomisi önemli ölçüde etkilenebilir.

Erken seçim durumunda, Renzi’nin Demokratik Partisi’nin rakibi olan 5 Yıldız Hareketi’nin seçimi kazanması senaryosu ise en dikkat çekici gelişme. 15 yıllık süreçte sabit fiyatlarla gayrı safi yurtiçi hasılası sıfır düzeyinde büyüme kaydeden İtalya’da, Avrupa’da ‘sağ’ın yükselişi ile birlikte Renzi’nin rakibi 5 Yıldız Hareketi’nin şansı daha fazla olarak görülüyor. 5 Yıldız Hareketi Euro para birimine karşı bir parti olmasının yanında Avrupa Birliği’nden çıkma düşüncesi var ve bu noktada Euro’dan ve AB’den çıkmak için bir referanduma gitmesi dahi söz konusu olabilir.

Öte yandan Avrupa bankaları için yapılan stres testinde İtalyan bankalarının zorlanacağı, hatta İtalya’nın en eski bankası olan Monte dei Paschi’nin ‘batık’ durumda olacağı öngörüldü. Bankaların 3 yıllık bir resesyon sürecine tabi tutulduğu stres testi sonucunda, sermayesini kaybedeceği öngörülen tek Avrupa bankası Monte dei Paschi oldu. İtalya’nın diğer büyük bankası Unicredit’in hisseleri ise testin açıklanmasının ardından %9’luk kayıplar yaşamıştı.

İtalya’da bankacılık sektörünün 360 milyar batık kredisi olduğu yorumları oldukça yoğunlaştı. Her ne kadar Renzi’nin 40 milyar Euro kurtarma paketi planı konuşulsa da kamu desteği diğer Avrupa ülkelerince onaylanmıyor. Ayrıca bu paket için seçmenlerin tutumu da önem arz ediyor, çünkü bu kamu desteği vergi gelirlerinden aktarılıyor.

Bu senaryo gerçekleşirse borçlar İtalya devletine aktarılacak. Bunun sonucu olarak risk büyür ve İtalyan tahvil ve bonoları değer kaybederse, elinde milyarlarca Euro değerinde İtalyan DİBS’i bulunduran Avrupa bankalarıyla beraber tüm bölge bu borç krizinden etkilenir.

- ALMANYA

Avrupa Birliği’nin lokomotifi olan Almanya, 2017’yle birlikte zorlu bir seçim yılına girecek. İlk olarak 12 Şubat 2017 tarihinde cumhurbaşkanı seçimleri olacak.

Schleswig-Holstein eyaleti 7 Mayıs tarihinde ve ülkenin en kalabalık eyaleti (aynı zamanda Merkel’in partisi olan Hıristiyan Demokratlar Birliği (CDU) partisinin kalesi olarak görülen) Kuzey Ren-Vesfalya 14 Mayıs tarihinde sandık başına gidecek. İki seçimin önemi ise Eylül ayında genel seçimlere gidilecek olması. Bu seçimler genel seçimler için öncü göstergeler olarak görülüyor.

Dördüncü defa başbakanlık görevine aday olan Merkel’in, Avrupa’nın ekonomik açıdan olumsuz bir tablo içinde olunması ve göçmenlerle ilgili konular nedeniyle eleştirilirken,  yeniden seçilip seçilmediği piyasalar tarafından çok yakından takip edilecektir. Bunlara ek olarak, dondurulan Türkiye’nin adaylık süreci sonrası çizgisi de seçimi etkileyecek.

- FRANSA

Fransa’da 2017 yılında önce 23 Nisanda ilk turu ve 7 Mayısta ikinci turu olmak üzere cumhurbaşkanlığı seçimi olacak, ardından haziran ayında genel seçimler olacak. Fransa’nın belki de en az sevilen cumhurbaşkanı olan Hollande’nin tekrar aday olması beklenmiyor. Ana muhalefet ve merkez sağda Nicolas Sarkozy’nin, merkez sağ parti adayını geçmesi halinde cumhurbaşkanlığı için ikinci tura kadar gideceği düşünülüyor.

Fransa'nın eski başbakanı François Fillon, yapılan ikinci tur oylama sonucunda gelecek yıl düzenlenecek seçimlerde merkez sağın cumhurbaşkanı adayı olarak seçildi.

- İNGİLTERE

Brexit referandumu sonrası hareketli günler geçiren İngiltere’de, Cameron’dan sonra başbakanlık görevine gelen Theresa May (Muhafazakar Parti), 4 Mayıs 2017 tarihinde seçime girecek. En yakın rakibi olan İşçi partisi’nin önünde görülüyor.

Başbakan Theresa May’ın 2017’nin ilk çeyreğinde İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasına ilişkin süreci başlatacağına ilişkin açıklaması Sterlinin diğer para birimleri karşısında büyük kayıplar yaşamasına neden oldu.

- HOLLANDA

Hollanda 15 Mart 2017 tarihinde genel seçimlere gidecek. Ülkede en dikkat çekici aday ise Özgürlük Partisi Geert Wilders. Wilders’in seçim vaatleri arasında Batı’nın İslam’dan arındırılmasından Hollanda’nın AB üyeliğinden çıkmasına kadar birçok radikal kararlar bulunmakta.

Demokrasi İçin Halk Partisi lideri Mark Rutte, sandalye sayısını artırması öngürülen Özgürlük Partisi karşısında daha önde görülse de Hollanda için belirsizlik dönemi yaşanacaktır. Hollanda içinde AB referandumu isteyenlerin oranı henüz düşük olsa da Brexit sonrası seçim döneminde bu seslerin artması mümkün olabilir.

- İSPANYA

25 Eylül 2017’de Bask Bölgesi’nde seçimler yapılacak. Milliyetçi Parti’nin en büyük parti olduğu bölgede, ayrılıkçı düşüncenin tekrar İspanya yönetimine yönetimini güçlendirecek maddi ve yönetimsel güç talep etmesi söz konusu olacaktır.

- TÜRKİYE

Başkanlık Sistemi tartışmalarının son bulmasını isteyen MHP, taslağın Meclis’e gelmesini talep etmişti. AK Parti’nin anayasa taslağı hazırlandı ve MHP’ye gönderildi. 28 Kasım günü, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop anayasa değişikliği ile ilgili teklifi meclise sunacaklarını açıkladı.

Başbakan’ın 2017’nin bahar aylarında yapılacak referandum öncesinde tartışmalara yol açan OHAL durumunun ise kaldırılacağını açıklamasının ardından gözler meclise çevrilmiş durumda.

2017 GENEL GÖRÜNÜMÜ

2017 itibariyle çok sayıda seçim Avrupalı seçmenleri bekliyor olacak. Başta Almanya ve Fransa’daki seçimlerin sonuçları belli olmadan, somut reformlar yapılması veya ekonomi için somut adımlar atılması pek olası görülmemektedir. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler dolayısıyla siyasi çıkarlar dâhilinde hareket edilecektir.

Seçim sonrasında da farklı siyasi görüşlerin iktidara gelmesi veya muhalefetin güçlenmesi (Fransa’da Ulusal Cephe ve Almanya’da Alternatif Partisi) gibi nedenlerden ötürü kararlar almak seçim öncesi durumdan daha zor olabilir. Böyle bir durum siyasilerin adımlarını atarken daha zorlanmasına ve daha dikkatli davranmalarına yol açacaktır.

Brexit sonrasında ise kıtanın iki büyüğü olarak yön verici rolüne soyunacak ülkenin hangisi olacağı merak konusu. Başta ekonomik ve finansal yapının güçlendirilmesi olmak üzere, Avrupa Birliği’nin yapısının korunması, göçmen sorunu, mali yardımlaşma, borç ve risklerin aşağıya çekilmesi gibi konu başlıklarında ortak bir paydada buluşulmasını sağlamak zorunda olan Avrupa ülkelerinin yol haritaları şimdilik belirsizliğini koruyor.

ABD 8 KASIMDA ‘TRUMP’ DEDİ…

8 Kasım 2016 tarihinde tüm dünyanın beklentilerinin aksine Hillary Clinton ile zorlu bir seçim yarışı veren Donald Trump ABD Başkanı olarak seçildi. Küresel piyasalar bu ‘seçim’e oldukça sert tepkiler verdi.

Trump’ın altyapı yatırımlarına yönelecek olması ve ticaret anlaşmaları hakkındaki radikal söylemleriyle beraber, ABD’nin gelecekte güçlü büyüme beklentileri arttı ve dolar tüm para birimleri karşısında değer kazandı. Dolar endeksi 10 yıllık zirvesini görürken, Türk Lirası en sert kayıpları yaşayan para birimlerinden biri oldu.

Trump, görevi Obama’dan 20 Ocak 2017’de devralacak.

PEKİ TÜRKİYE’Yİ NELER BEKLİYOR!?

Haziran ayında Brexit için ‘evet’ sonucu çıkan İngiltere’de sürecin önümüzdeki Mart ayı başlaması ve 2019 yılında tamamlanması öngörülüyor. İngiltere’nin bu süreçten nasıl çıkacağı ise, emsal bir durum olmaması sebebiyle belirsizlik olarak karşımıza çıkmaktadır.

İngiltere bu süreçten en az zararla çıkmayı arzularken, AB bu konuda önemli bir üyesini kaybederken diğer ülkelere de bir mesaj vermek isteyecektir. İngiltere’nin bu süreci en hafif şekilde atlatması Türkiye için çok kritik, çünkü İngiltere en büyük ihraç pazarlarımızdan biri. Bu noktada poundun düşmesi ise maliyet yapma zorluğunu beraberinde getiriyor.

Anayasa değişimi ve başkanlık sistemi ile AKP – MHP çalışmasında son aşamaya gelindi. 15 gün içerisinde tasarının TBMM’ye gönderilmesine, Mart-Nisan-Mayıs aylarından birinde Meclis’te son halini alacak olan Anayasanın referanduma götürülmesi planlanıyor.

YARARLANILAN KAYNAKLAR:
EURONEWS, BLOOMBERGHT, BUSİNESSHT, A1 CAPİTAL ARŞİVİ, NTVPARA, HÜRRİYET VE KANAL FİNANS..

 

Yorumlar

Diğer Yazıları