FOMC üyeleri ve Dolar Endeksi analizi

Belgin Maviş 23 Ağustos 2016, 16:48

 

İstihdam haricinde beklentileri karşılayamayan makroekonomik ABD data serisi,
fikir ayrılıklarını ve makroekonomik göstergelere karşı güvenin oluşmadığını ortaya koyan FED tutanakları,
oy hakkı olmayanların faiz artırımından yana şahin, oy hakkı olmayanların ise faiz artırmamaktan yana güvercin tutumları,
tüm bunlarla birlikte sürdürülen beklenti yönetimiyle birlikte düşüş gösteren dolar endeksi…

Ağustos ayının başlarında gelen TDİ verisi, Dolar Endeksinde yukarı yönlü hareketlenmeleri beraberinde getirse de, bu yükselişin kalıcı olmadığı görülmekte. Elbette bu seyirdeki değişimde tek etkenin ABD veri akışı olmadığını, son zamanlarda dünya üzerinde yaşanan yoğun gündeminde etkisinin olduğunu söyleyebiliriz. Fakat bu duruma sadece FED bazında bakacak olursak; devam ettirilen beklenti yönetimi ve ABD datalarındaki geçici iyimserliğin Dolar Endeksi üzerinde olumsuz yansımalarını görmekteyiz. Dolar endeksindeki bu düşüş, yani kabaca “Dolardaki Değer Kaybı” ise, FED’in bu süreçte elini güçlendiren unsurlardan birisi.

Parasal genişlemeyi sonlandırması sonrasında faiz artırımlarına geçerek hareket alanını genişletmek isteyen FED, bu adımını atmakta gün geçtikçe zorlanmaya başladı.

Neydi kriterleri faiz artırımı için..?

1-Enflasyonda %2 hedefini sağlamak,

2-İşsizlik oranında %5 ve altına gelebilmek

Ancak bu hedeflerine ulaşmakta gün geçtikçe zorlandığını fark etti FED. Faiz adımı atmadan Doların değer kazanımını da istemiyordu. Şirket karlarının değerlenen Dolardan olumsuz etkileneceği korkusu gün geçtikçe yerini küresel risklere sonra Çin’e ve şimdide AB, İngiltere ve Japonya’nın parasal genişleme hamlelerindeki başarısızlığına bıraktı.

Gün geçtikçe güçlenen fonların yaptığı çeşitli hamleler, bu ülkelerin parasal genişleme adımlarını sekteye uğratmaya başladı. Parasal genişlemede neredeyse FED’in 4 katı büyüklüğünde genişleyen BOJ’un Yen’i kontrol altına alamaması ve ekonomiyi canlandıramamasına yine destek FED Başkanlarının beklenti yönetiminden geldi. Dudley’in faiz artırımı Eylül’de yapılabilir açıklamasının Yen’in sert yükselişi ve Dolar/Yen paritesinin 100’ün altına geldiği güne ve hatta saatlere denk gelmesi sizce tesadüf olabilir mi..?

Görünen o ki; FED, Eylül’ü masada tutmaya devam edecek ama bu adımı atmakta bu kez Kasım ayında yapılacak Başkanlık seçimlerini öne sürerek kibarca erteleyecek. Ekim ayında FED toplanmayacak ve ihtimalleri böylelikle Aralık’a pas etmiş olacak. Dünya gündeminin en önemli cevap arayan sorusu bizce Negatif Faiz ne kadar sürdürülebilir? Ve bu durum başta bankacılık sektörü sermaye yeterlilik rasyosunu kredi hacmini ve bankaların finanse ettiği petrol şirketi zararlarını (kredi ve opsiyonlar) nasıl telafi edilebileceğine yönelik cevap aranan soruları da beraberinde getirmekte.

Özetlersek FED ve diğer merkez bankalarının piyasa aktörleri olarak yoğun sahne aldığı bu süreçte, parasal sıkılaştırma güzel bir hayal olarak bir süre daha kalmaya devam edecektir.

Yorumlar

Diğer Yazıları