FED ilacı kendi gazozuna atar (mı?)

Belgin Maviş 02 Kasım 2016, 16:13

 

Aylardır piyasalar üzerindeki baskıda nihayet son zamanlara yaklaşıyoruz.

FED’in 2015 Aralık ayında gerçekleştirdiği faiz artırımı sonrasında aylarca piyasaları “artırdım; artıramadım” masalıyla uyutmayı başardı.

Her yorumumda söylüyorum; aslında FED faiz artırmaz değil. ARTIRAMAZ. Kendimce nedenlerim var elbette, ancak şunu da belirtmeliyim ki FED, faiz artıracağım söylemi yerine bunu yapabilseydi piyasalar üzerindeki baskıyı çok hızlı üzerinden atabilirdi.

Ancak FED için bunu gerçekleştirmek 2016 için o kadar kolay olmazdı, olmadı da... Nedenlere baktığımızda;

* Çin ekonomisindeki çok ciddi yavaşlama

* AMB ve Boj’un parasal genişleme içinde olması

* İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı (Brexit Süreci)

* ABD makro datalarında normalleşme sinyallerinin alınamaması

* ABD’nin seçime gidiyor olması (8 Kasım Başkanlık Seçimi)

Bu nedenleri sırasıyla biraz daha açacak olursak;

• ABD’den sonra dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelen Çin’de, gerek sıcak para hareketlerinin gittikçe azalması ve gerekse üretimden büyümeye tüm makro verilerdeki ciddi bozulma dünyayı olduğu kadar FED’i de endişelendirdi.

Bu endişenin görünen yüzüydü aslında. Ancak FED’i asıl endişelendiren konu, ABD krizinin ilk günlerinde ABD tahvil ve bonolarını alarak ona destek olan Çin’in elindeki bu tahvil ve bonoyu nakde çevirme ihtimali.

FED’in beklentisinden çok önce böyle bir adımın atılması tahvil ve bono piyasalarında ciddi bir dalgalanma ve bankacılık sektöründe ölçülemeyen bir tahribat yaratabilirdi.

• AMB ve Boj’un parasal genişleme ve negatif faiz uygulamasına devam etmesi, piyasaların paradan para kazanma hatta daha büyük bir güç olarak merkez bankalarına kafa tutabilecek güce eriştiği bu süreçte “ben faiz artırıyorum” demek çok da kolay değil. Bunu diyen FED olsa bile…

• Brexit hiç kuşkusuz çoğumuzu şaşırtan bir sonuçla karşımıza çıktı. İngiltere, AB’den ayrılmak istiyordu ve bu oldu.

Bu durum Sterlin’in tarihi düşük seviyelere inmesine neden olurken, doların değer kazanımını destekledi ve AB’ye baştan beri sıcak bakmayan ABD’yi belki sevindirdi ama FED’in bu duruma sevindiğini düşünmek zor…

Faiz artırımını engelleyen bir gelişme olarak Brexit’i de tarihe not düşmüş olduk.

• 2016 başından bu yana ABD datalarında, özellikle enflasyon, sanayi üretimi ve ortalama saatlik kazançlarda, istenilen seviyeyi yakalayamamak FED’i endişelendirdi.

Ekonomik büyüme rakamsal olarak sağlanmış görünse de,  gerek tarım dışı istihdamda gerekse kişisel gelir ve harcamalarda beklenen veri FED için bir türlü gelmedi.

• ABD’de seçimlere sayılı günler kaldı. Oldukça çekişmeli geçen seçim kampanya sürecinde sona gelinirken, Clinton attığı iddia edilen mailler yüzünden FBI soruşturmasına her an uğrayabilir.

Bu durum Trump ile arasındaki yüzdesel arayı bir hayli kapamış görünüyor. Kimi otoritelere göreyse soruşturma açılmadı. 2015 yılında buna benzer bir soruşturma açıldı ancak yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle dosya kapandı haberleri de seçim arifesinde bir diğer bilinmezlik oldu.

Kazanacağına kesin gözüyle bakılan H.Clinton’ın bu haberler sonrası başkan seçilmesi durumunda dahi işinin senatoda çok kolay olmayacağı görüşü de piyasalarda belirsizliği körükledi.

Bu nedenlerin yanı sıra küresel finans krizinde gelinen son noktaya baktığımızda ise negatif faiz ve tahvil alım programları ile gerçekleştirilen parasal gevşeme ne krize çare oldu ve bankalar zararını telafi edebildi ne de reel sektör beklenen performansı gösterebildi.

Gelinen noktaya baktığımızda işsizlik dünya genelinde en önemli sorun olmaya devam ederken, bankacılık sektöründe yaralar tedavi edilmedi ve üzerini örten tedbirler ile bu güne gelindi.

2017 Referandum ve Seçim yılı

İlk start 2016 sonu itibariyle ABD ile başlıyor ve bunu 4 Aralık’ta İtalya referandumu takip edecek. 2017 içerisinde Almanya seçimleri de yakından takip edeceğimiz bir diğer seçim olacaktır.

Bu finansal krizde Merkez Bankalarının işi çok zordu ve şimdi işin içine bir de seçim giriyor.

Sonuçların “Evet” ya da “Hayır” olması veya kazananların şok yaratması, gündemi de ekonomileri de çok ciddi etkileyecektir.

Son 2 güne baktığımızda, ABD’de seçim arifesinde her gün yeni bir haber, her gün yeni bir skandal çıkıyor. Adeta FED’i bile gölgede bırakmış durumda ve içimden bir ses seçime sayılı gün kala ABD cephesinde yine farklı umulmadık haberler gelebilir diyor.

Özetlersem,

FED, bu karışık değil karmakarışık havada, hele hele Trump’ın anketlerde H. Clinton’ın önüne geçtiği güne denk gelen bu günde faiz silahını çekmez. Aralığı işaret etmez.

En iyisinin ilacı kendi gazozuna atması der susarım.

Yorumlar

Diğer Yazıları