BASIN BÜLTENİ-TEMA Vakfı, sürdürülebilir toprak yönetimine ve toprağın geleceğine dikkat çekti

Anlık Borsa Haberleri - 14 Haziran 2018, 13:02

 

TEMA Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme ile Mücadele Günü ve Toprak
Bayramı'nda sürdürülebilir toprak yönetimine ve toprağın geleceğine
dikkat çekti.
TEMA Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme İle Mücadele Günü ve
Türkiye'de kutlanan 17 Haziran Toprak Bayramı için bir açıklama
yayımladı. Çölleşmenin yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz ne varsa
onların miktar ve kalite olarak giderek azalması olduğunun altını
çizen TEMA Vakfı, insan eliyle dünyada ekili arazilerin %33'ünün
tahrip olduğunu (bozuluma uğradığını) belirtti. Bu tahribatı tersine
çevirecek toprak ve arazi ıslahı çalışmaları için yapılacak her
yatırımın kat kat geri dönerek, sağlanacak çevresel ve ekonomik
kazancın sosyal hayata yansıyacağı ifade edildi.

Toprakların günlük yaşamdaki rolünü görmezden geliyoruz

Konuyla ilgili açıklama yapan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı
Deniz Ataç, "Çoğu zaman toprakların günlük yaşamlarımızdaki rolünü
görmezden gelerek toprağı sınırsız bir kaynak gibi kullanıyoruz.
Birçoğumuz binlerce yılda oluşmuş toprakların çok kısa sürede
kaybedilmesinin ya da bozuluma uğramasından kaynaklanan sorunların
hayati öneminin farkında değiliz. Oysa aldığımız her nefesteki
oksijenden, içtiğimiz her yudum suya, yediğimiz her lokmadan,
kullandığımız tıbbi ilaçlar ile kıyafetlerimiz hatta evde ve işte
kullandığımız mobilyalarımıza kadar her şey topraktan geliyor.
Bunların miktarında azalma doğrudan yaşama yansıyor. Tarih verimli
topraklarını kaybeden tüm uygarlıkların çöktüğünü ve büyük bedeller
ödediğini gösteren örneklerle dolu. Bu nedenle TEMA Vakfı olarak bu
yıl gönüllülerimiz ile birlikte sosyal medyada yaşam kaynağı
topraklarımızı korumak için herkese görev düştüğünü hatırlatıyor,
#ToprağaDeğer ve #2018WDCD etiketleriyle konuya dikkat çekiyoruz.
Herkesi sosyal medya çalışmamıza destek vermeye ve toprağın yaşamsal
değerini anlamaya davet ediyoruz" dedi.

Tahrip olan arazileri, bozulan toprakları ıslah etmek için yatırım
yapmalı

Bu yıl Birleşmiş Milletlerin Çölleşme ile Mücadele Günü temasının
"Toprak gerçek değerdir, toprağa yatırım yap" olarak belirlendiğini
ifade eden Deniz Ataç, arazilerin üretkenliğinin ve sunduğu ekosistem
hizmetlerinin azaldığını belirtti. Bu azalmanın sebeplerinin orman ve
mera alanlarını tahrip eden uygulamalar, verimli tarım arazilerinin
tarım dışı amaçlara tahsis edilmesi erozyona neden olan, toprak
organik maddesini azaltan ve toprak canlılarını etkileyen yanlış
tarımsal faaliyetler olduğunu söyleyen Ataç, çölleşme olgusunun tam
olarak bu anlama geldiğinin altını çizdi. Çölleşme ile doğanın
canlılara sunduğu hizmetlerde azalma ya da yok olma gerçekleştiğini ve
bu anlamda çölleşmenin fakirleşmek, doğanın potansiyelinden
yararlanamamak demek olduğunu ifade eden Deniz Ataç, "Dünyada doğal
varlıklara verilen tahribat son 30 yılda iki katına çıktı. Arazilerin
üçte biri hali hazırda ciddi bir biçimde tahrip oldu ve topraklar
bozuluma uğradı. Yapılacak arazi ve toprak ıslahı çalışmaları ile
bozulan sistem onarılarak üretkenlik artırılabilir. Toprağın bire bin
veren özelliği ile elde edeceğimiz kazanç sadece çevresel değil, aynı
zamanda ekonomik kazanç olarak görülecektir. Gelecek nesillerin
haklarının korunması, kuşaklar arası adaletin sağlanması bugünkü
kuşakların borcudur. Bu şekilde bu borcu da ödemiş olacağız" dedi.

Dünyada kaybolan toprakların bedeli her yıl 400 milyar dolara
ulaşıyor

Toprak üretkenliğinin kaybının ekonomik bir karşılığı bulunuyor.
Toprak Bozulumu Ekonomisi Girişimi (Economics of Land Degradation
Initiative) tarafından 2015 yılında yapılan çalışmaya göre ekilebilir
arazilerde görülen yıllık 75 milyar ton toprak kaybının maliyeti yılda
400 milyar dolara ulaşıyor. 105 milyon hektarda, erozyona karşı
harekete geçmek önümüzdeki 15 yıl içinde bugünkü net değerle 62,4
milyar dolar tasarruf sağlayacaktır. Yalnızca tarımsal topraklarda
karbon stoklarının geliştirilmesi, karbon piyasasında yılda 96 ile 480
milyar dolar arasında potansiyel bir değer yaratabilir.

Tarım topraklarının azalması istihdamı da azaltıyor

Türkiye'de ise hızla artan nüfusla birlikte daha fazla gıda
üretimine ihtiyaç duyulacağı tahmin edilirken tarım alanlarının
azalması dikkat çekiyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK)
verilerine göre tarım alanları 2001 yılında 26,4 milyon hektar iken
2016 yılında 23,7 milyon hektara geriledi. Yılda ortalama 180 bin
hektar kayıpla 15 yılda toplam 2,7 milyon hektar (yaklaşık iki
İstanbul büyüklüğünde) azalma oldu. Tarım alanlarındaki azalma
tarımsal istihdamda da azalmaya yol açıyor. 2002 yılında tarımsal
istihdam 7,46 milyon kişi iken, 2016 yılı nisan ayında %28 azalış ile
5,35 milyon kişiye düştü. Bu durum artan nüfus ile birlikte gelecekte
gıdaya erişimde ciddi bir sorun olabileceğine işaret ediyor. Çünkü
Türkiye nüfusunun 2020 yılında 82 milyonu aşacağı tahmin ediliyor. Bu,
2015'ten 2020 yılına kadar 5 milyonluk bir nüfus artışına denk
geliyor. Bu yeni nüfusun gıda ihtiyacı için yalnızca tahıl üretimi
dikkate alındığında bile 1 milyon ton üretim artışı, bunun için de ek
400 bin hektar (yaklaşık 535 bin futbol sahası büyüklüğünde) tarım
alanına ihtiyaç duyulacak. Bu açıdan değerlendirildiğinde toprakları
korumanın bir zorunluluk haline geldiği görülüyor.

Toprağı korumak için herkese sorumluluk düşüyor

Sürdürülebilir toprak yönetimi, ekonomik büyüme için geçim
kaynaklarını tehlikeye atmayan akılcıl bir uygulamadır. Arazinin
kalitesini, biyolojik ve ekonomik potansiyelini dengeleyerek korumak
ve yönetmek için de sürdürülebilir toprak yönetimi yapılmalıdır.
Üstelik toprak üretkenliğinin korunmasıyla kayıplar en aza
indirilirken, buradan elde edilecek kazancın toplumlarda yaratacağı
sinerji Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini
birbirine bağlayacak hayati bir rol oynayacaktır. Tüketiciler tüketim
alışkanlıklarında doğadaki ayak izlerini küçültecek davranışları
benimseyerek doğa üzerindeki üretim baskısını azaltabilir. Çiftçiler,
pestisit kullanımından vazgeçerek, tek başına ve toprak tahliline
dayalı olmaksızın gelişigüzel kimyasal gübre kullanımı alışkanlığını
terk ederek, erozyonu önleyen tedbirler alarak, toprak organik
maddesini koruyan tarım teknikleri uygulayarak topraklarını korurken,
karar vericiler bu sürdürülebilir toprak yönetimi uygulamalarına
teşvik sağlayarak destek verebilir.

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey